Son zamanlarda başta forum siteleri olmak üzere bir çok yerde programla ile ilgili teknik ifadeleri ısrarla garip bir türkçeye çevirme gayreti var. Overload'a ezmek, index'e göz gibi garip ifadelere giriyorlar. Tabi bu ekip tek başına değil :) bir de bu ekibin tam zıttı tüm ifadeleri ingilizce söyleme gayreti olanlarda var.

Türkçeyi korumak veya dilin teknik ifadelerini korumak için niye ayrıca gayret sarfediliyorki. Herşeyin kararı en iyisi :). Yani ne Türkçeyi yıkalım nede dilin ifadelerini bozalım. Zaten bu tip gayret içinde olanların ne yazdıkları anlaşılıyor nede konustukları :D.
Array yerine dizi, class yerine sınıf, constructor yerine yapılandırıcı kullanılsın eyvallah hatta kullanılmamasına karşıyım ama yukarda da belirttiğim gibi overload yerine ezmek ifadesinin kullanılması da baya garip olmuyormu. Yani ne ezmek ifadesi overload kelimesini karşılıyor nede yapılan işi. Güvercine benzemek isteyen karganın hikayesine dönuyor iş vesselam...

Yazılım geliştirmede en önemli unsur uygun süreç modelinin belirlenmesidir. Uygun süreç modeli seçilirken öncelikle tüm modellerin bilmesi gerekmektedir. Daha kaliteli daha başarılı yazılımlar geliştirmek için projeye ve içeriğe en uygun model seçilmelidir.Yazılım geliştirme süreç modelleri şunlardır:

1. Gelişigüzel Model

Bu süreç modelinde herhangi bir yöntem yoktur. Yazılım tamamen geliştiren kişiye bağlıdır. İleri zamanlarda geliştirilen yazılımı hazırlayan kişi bile anlamakta zorluk çekebilir. Bu yüzden izlenebilirliği ve bakımı çok zordur. Daha çok 1960'lı yıllarda kullanılan bir yöntemdir. Genellikle tek başına yazılım geliştirenler tarafından tercih edilmiştir. Geliştirilen yazılımın programlaması diğer metotlarla geliştirilen yazılımların programlamasına göre basittir.

2. Barok Modeli

Bu modelde yazılım yaşam döngüsünün temel adımları doğrusal bir biçimde takip edilir. Daha çok 1970'li yıllarda kullanılmış bir yöntemdir. Adımlar arası ilişkilerin tanımlı olmadığı bir yöntemdir. Günümüzde pek kullanılmayan bir yöntemdir. Bunun en büyük nedeni ise "Belgeleme" adımının bu modelde ayrı bir adım gibi ele alınıp yazılımın geliştirilmesi ve testinin ardından yapılmasıdır.

3. Çağlayan (Şelale) Modeli

Bu modelde yazılım yaşam döngüsü adımları baştan sona en az bir kez izlenir. İyi tanımlanmış projelerde ve yapımı için az süre gerektiren projelerde tercih edilen bir yöntemdir. Geleneksel model olarak da adlandırılır. Ancak günümüzde pek fazla kullanılmamaktadır. Barok modeline göre "Belgeleme" adımını ayrı bir adım gibi almaz ve yazılımın ürünü olarak ele alır. Ayrıca Barok modelinde olmayan adımlar arası ilişkiler bu modelde tanımlanmıştır. Ancak bu modelde karşılaşılacak problemler vardır. Adımlar arası ilişkilerden dolayı yineleme olabilir. Yazılımın kullanıcıya ulaşma zamanı uzundur. Gereksinimi analizi iyi yapılmadığı takdirde adımlarda yineleme meydana gelir ve bu sebeple maliyet artar.   

4. V Modeli

Bu modelde adından da anlaşılacağı gibi "V" yapısında bir yol izlenir ve adımlar bu şekilde gerçekleştirilir. Bu yol üzerinde sol taraf üretimi sağ taraf ise test işlemini ifade eder. Bu modelde yer alan çıktıları "Kullanıcı Modeli", "Mimari Model" ve "Gerçekleştirim Modeli" adı altında toplayabiliriz. Kullanıcı modelinde geliştirme sürecinin kullanıcı ile olan ilişkileri tanımlanmakta ve sistemin nasıl kabul edileceğine ilişkin sınama belirtimleri ve planları ortaya çıkarılmaktadır. Mimari modelde sistem tasarımı ve oluşacak alt sistem ile tüm sistemin sınama işlemlerine ilişkin işlevler ele alınmaktadır.

5. Helezonik (Spiral) Model

Bu modelde risk analizi ön plana çıkmıştır. Yinelemeli artımsal bir yaklaşım vardır. Her döngü bir fazı ifade eder ve doğrudan adım tanımlama gibi bir faz yoktur. Ayrıca prototip yaklaşımı vardır. Bu modelde süreç 4 gruba ayrılır. Bu süreçler planlama, risk analizi, üretim, kullanıcı değerlendirmesidir. Planlama üretilecek ara ürün için planlama, amaç belirleme, bir önceki adımda üretilen ara ürün ile bütünleştirmeyi sağlar. Risk analizi risk seçeneklerinin araştırılması ve risklerin belirlenmesini sağlar. Üretim ara ürünün üretilmesini sağlar. Kullanıcı değerlendirmesi ise ara ürün ile ilgili olarak kullanıcı tarafından yapılan sınama ve değerlendirmelerini ele alır. Bu modelin avantajları vardır. İlki üretim süreci boyunca ara ürün üretme ve üretilen ara ürünün kullanıcı tarafından sınanması temeline dayanır.

6. Evrimsel Model

Bu model ilk tam ölçekli modeldir. Coğrafik olarak geniş alana yayılmış, çok birimli organizasyonlar için önerilmektedir (banka uygulamaları). Her adımda üretilen ürünler, üretildikleri alan için tam işlevselliği içermektedirler. Modelin başarısı ilk evrimin başarısına bağımlıdır. Zor kısımları mevcuttur. Değişiklik denetimi ve konfigürasyon yönetimi bu modelin zorluklarıdır.

7. Artırımsal Model

Bu modelde üretilen her yazılım sürümü birbirini kapsayacak ve giderek artan sayıda işlev içerecek şekilde geliştirilir. Uzun zaman alabilecek ve sistemin eksik işlevlikle çalışabileceği türdeki projeler bu modele uygun olabilir. Örneğin öğrencilerin bir dönem boyunca geliştirmeleri gereken bir programlama ödevinin 2 haftada bir gelişiminin izlenmesi gibi (bitirme tezleri). Bir taraftan kullanım, diğer taraftan üretim yapılır.

8. Araştırma Tabanlı Model

Bu model yap-at prototipi olarak da bilinir. Araştırma ortamları bütünüyle belirsizlik üzerine çalışan ortamlardır. Yapılacak işlerden edinilecek sonuçlar belirgin değildir. Geliştirilen yazılımlar genellikle sınırlı sayıda kullanılır ve kullanım bittikten sonra işe yaramaz hale gelir ve atılır. Model-zaman-fiyat kestirimi olmadığı için sabit fiyat sözleşmelerinde uygun değildir. Bu model için örnek yazılım projeleri olarak şu örnekleri verebiliriz: en hızlı çalışan asal sayı test programı, en büyük asal sayıyı bulma programı, satranç programı gibi.

Kaynak:http://webbote427.blogcu.com/proje-gelistirmede-surecinde-gelistirme-asamasi/6387264

CW/Ar-Ge ekibinin kıymetli üyesi 2_Hd tarafından hazırlanan Qibla Finder Android işletim Sistemine sahip telefonlarda kıbleyi bulmamızı sağlıyor.

Program Tanıtımı ve Özellikleri
İstediğimiz herhangi bir yerde Kıble bulabilmemiz için hazırlanmış bir araçtır.
Program 4 farklı şekilde, bulunduğumuz yerin kıblesini hafızasına alabilmektedir.
* 1- GPS üzerinden. GPS aracılığı ile uydudan alınan kordinatları Kabe’nin kordinatlarına göre hesaplayıp, gerekli açıyı bularak kinle yönunu gösterir.
* 2- GSM veya Kablosuz internet ağları araciligi ile, yer konum bilgileriniz tesbit edilir ve Kabe’nin kordinatlarına göre hesaplandiktan sonra, gerekli açıyı bularak kible yönunu gösterir.
* 3- Doğruluğu bilinen bir kıble hizasında, telefon yere bırakılır. Ve sistem kıblenin yön bilgisini kaydeder. Bir kereye mahsus yapılan bu işlemden sonra bulunduğunuz şehir içerisinde, internete, GPS’e ya da GSM sebekine ihtiyaç duymadan kıble yönünü bulabilirsiniz. 

Kurulum Dosyası
Programın installation dosyasını buradan indirip, Android İşletim sistemi kullanan mobil bir cihazda kullanabilirsiniz ama ben yine de Android’li cihazı olmayanlar için tanıtım videosu çektim.

Tanıtım Videosu

Qibla Finder from Cyber-Warrior Ar-Ge on Vimeo.

Çok sevdiğim ağabeyim ve üzerimde ciddi manada emeği bulunan Volkan abimin Visual Basic.NEt 2010 kitabı raflarda yerini almıs. askerde oldugum için bu tipşeyleri hafta sonları takip edebiliyorum anca. Ama kitabın hazırlanış aşamasını az çok bildiğim için ne kadar büyük bir emek harcandığını tahmin edebiliyorum.
Visual Basic.Net konusunda en kapsamlı kitaplardan biri oldu. bu dile başlamak isteyenler veya bu konuda çalışanlar için muhteşem bir el altı kitabı olacağına eminim. Bende en kısa zamanda kitabı temin edeceğim ve ilk işim Volkan abi ye kitabı imzalatmak olacak :)
Devamı...
http://tahsin.sevinch.net/post/Yazilim-Muhendislerinin-Bilmesi-Gereken-10-Kavram.aspx

konusunda sadece kavramlara yer vermiştik. Bildirgeçte bulduğum bir yazıda bunun açıklamalarıda verilmiş. Bende sizinle paylaşmak istedim

10 İlişkisel Veritabanları

İlişkisel veritabanları, çok büyük web servislerinde kötü performanslar sergilediği için son zamanlarda sevilmiyor. Ancak yazılım dünyası daha uzun bir süre onları kullanmaya devam edecek.

İlişkisel veritabanlarında veriler tablolarda kayıtlar olarak tutuluyor ve genellikle SQL adı verilen dil ile bu veriler sorgulanıyor. SQL’in veri ekleme, silme, güncelleme, filtreleme ve birden çok tablodaki verileri bir arada getirme gibi güzel yetenekleri var.
İlişkisel veritabanlarında veri yazıp okuma işini performanslı bir şekilde halledebilmek için SQL, stored procedure’ler (yerleşik yordamlar), constraint’ler (kısıtlamalar) gibi pek çok konuya hakim olmak gerekiyor.

Devamı...
12345