Daha önce de çok yazdık... Bazı kişi ve kuruluşlar; bazı “eylem” ve “söylem”lerinde, ya da “etkinlik”lerinde “geri adım” atmayıp, “inat ve ısrarlarını özellikle sürdürürler”ken; “nasırlarına hiç dokunulmadığı” için “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” havasındaki bazı dostlarımız zaman zaman karşımıza geçip, bize “tavsiye” soslu şu öneride bulunurlar: “Ama, siz de çok ısrarcısınız!.. Bazı olayların üzerine ısrarla gidiyor, insanların bütün kirli çamaşırlarını gözler önüne seriyorsunuz... Siz böyle yapınca, onlar da reaksiyon gösteriyor!..
Dolayısıyla, bir kamplaşma ve bir gerilim meydana geliyor!.. Siz ısrarcı olmasanız, belki onlar da bu kadar inatçı olmayacak!”
Mı acaba?..
Dedik ya; “sırtlarında yumurta küfesi taşımayanlar”, hele hele “nasırlarına hiç basılmamış olanlar”ın böyle konuşmaları gayet normaldir... Öyle ya; eskiler, “Bekâra karı boşamak kolay” derler!..
O ısrarcılığı, gelin, bir de bize sorun!..
Daha doğrusu;
“Israrcı” olmak “nasıl”dır ve ısrarcılar “kim”dir, gelin, bir de bize sorun!..
Biz anlatalım, buyrun siz karar verin...
ADRES HEM VAR, HEM YOK!
Devamı...